x

Gençlik Sporlarının Çocukların Oyunu Olmasını Sağlamak

Çocuklar neden oyun oynarlar?

Gençlik sporlarının bugünkü görüntüsü 20.yy’ın başlarına göre çok farklıdır. Daha esnek şekilde(?) oynanan oyunlar çoğu çocuk için daha sıklıkla günlük hayatın bir parçasıydı. Bu kurgulanmamış ve spontan aktivite biçimi, motor beceriyi geliştirirken, çocukların birbirleri ile olan iletişimini de geliştirdi.

Günümüzde, çocukların mahallede organize edip oynadığı ve çoğumuzun hatırladığı oyunlar, yerini yetişkinlerin organize ettiği gençlik sporlarına bıraktı. Genç bir atletin spor ile ilgili tecrübeleri, ligin odağına ve antrenör ve ebeveynlerin koydukları amaçlara göre olumlu veya olumsuz olmaktadır.

Çalışmalar, çocukların neden spor yaptıklarını, neden ebeveynlerin çocuklarını kurslara yazdırdıklarını ve neden insanların antrenör olduklarını araştırmaya odaklanmıştır. Çocuklar daha çok iyi vakit geçirmek, yeni yetenekler geliştirmek ve yeni arkadaşlıklar kurmak için spor yapmayı tercih etmektedirler. Ebeveynler ise sıklıkla çocuklarını zorluklara yönlendirmek, yarışmalara dahil etmek ve kazanmalarını amaçlamak için spora göndermektedirler. Çocuğun ve ebeveynlerin spora karşı bu farklı beklentileri çocuklarda olumsuz psikolojik etkilere veya fiziksel sakatlıklara yol açabilmektedir.

Antrenörlerin de çocuklar üzerinde büyük olumlu veya olumsuz etkileri olabilmektedir. Antrenör olmaya gönüllü insanların çocuklar ile iyi geçinmeleri ve onlarla eğlenmelerinin yanısıra o spor dalını iyi bilmeleri ve iyi öğretebilmeleri ve çocuklara odaklı amaçları koruyabilmeleri gerekmektedir. Bu çocuk için olumlu bir tecrübe yaratacaktır. Diğer yandan, kendini kanıtlamak için veya güç ve takımının başarısı ile başarı tecrübe etmek için antrenörlük yapanlar çocuklar üzerinde uzun süren olumsuz tecrübeler yaratabilmektedir.

Psikolojik Stres

Sporun çocuklar üzerindeki psikolojik, fiziksel ve emosyonel faydaları tartışmasızdır. Ancak ebeveynlerin beklentileri çok fazla olduğunda ve çocuklar üzerinde aşırı denetim yaptıklarında, yenmek için yapılan baskı çok artmış olur ve sporun faydaları üzerinde negatif etkisi olur.

Uzmanlar, gençlik sporlarının genç sporcular için eğlenceli mi yoksa kaygı verici mi olduğunu belirlemek için iki faktör belirlemişlerdir. İlki erişkin gözetiminin ve antrenörün kalitesi, ikincisi ise ebeveynlerin çocuklar üzerinde yarattığı baskı. Ebeveynlerin baskısı çok fazla olduğunda, genç sporcular başağrısı, kas ağrısı, karın ağrısı, uyku bozukluğu veya depresyon gibi problemler yaşayabilirler.

Fiziksel Stres / Yaralanma

Çocukların normal gelişimi için fiziksel aktivitenin gerekli olduğu belgelenmiştir. Ancak, aktivite seviyesi çok yoğun veya kısa bir zaman periyodunda çok fazla olduğunda, doku hasarı veya yaralanmalar meydana gelebilir. Bu tip aşırı kullanım yaralanmaları geçmişte erişkin atletlerde sıkça görülmüştür. Stres kırıkları, tendinit, bursit, apofizit veya eklem yüzeyinin osteokondral yaralanmaları gibi aşırı kullanım yaralanmaları çocuklar serbest şekilde spor yaptıklarında nadir görülür. Gençlik sporlarının daha yoğun, tekrar edici ve özelleşmiş antremanlarının daha küçük yaşlarda olması ise muhtemelen genç atletlerde aşırı kullanım yaralanmalarının insidansındaki yükselişin tek büyük nedenidir.

Çözümler / Öneriler

Çoğu çocuk okul öncesi dönemde fiziksel olarak aktif olmak için doğal bir istek duyar. Bu onların basit motor becerilerini geliştirme, bu becerileri kontrol ederek özgüven kazanma ve bu sırada eğlenmeleri için gereklidir. Amerikan Pediatri Akademisi, takım sporlarının altı yaşına kadar engellenmesini ve çocukların serbest oyunlar oynamasını önermektedir.

Günümüzde, sporda tek bir dala yönlenme için uygun yaş konusunda  ortak bir karar yoktur. Literatürde bu yönelimin on yaşında başlayacak kadar erken olmasını savunanlar olduğu gibi, bu yaşın puberte ile başlaması gerektiğini söyleyenler vardır. Ancak herkes çok erken, çok yoğun ve çok fazla spor yapmanın yaralanmalara yol açtığı konusunda hem fikirdir.

Spora katılım çocuk için pozitif bir deneyim olmalıdır. Spor yapan çocuklarda bazılarını saymak gerekirse; özgüven, özsaygı, liderlik, saygı, kararlılık ve problem çözme gibi karakteristik özellikler gelişmektedir. Ebeveynler ve antrenörler pozitif rol model olmalı ve bu genç atletlerin eforlarını desteklemekle birlikte ‘yarışma’ larını bir bütün olarak ele almaları gerekmektedir.